Lateset News

Tarihçe

TARİHÇE :
Türkler, Orta Asya’da yaşarken bölgedeki olumsuz şartlar nedeniyle farklı yollardan farklı coğrafi bölgelere göç etmişlerdir. Göç eden Oğuz Boyları’ndan biri de Kınık boyudur. Bu boyun atası Selçuk Bey, 10.yüzyılın ikinci yarısında ailesi ve ordusu ile İran yönüne doğru göç etmiştir. İslamiyet’i benimsemiş olan halkıyla birlikte Horasan bölgesine yerleşince 1040 – 1157 yılları arasında hüküm sürecek olan Büyük Selçuklu Devleti’ni kurmuştur. Daha sonra Alparslan’ın tahta çıkması ile devlet
güçlenmiş ve toprakları daha da genişlemiştir. 1071 yılında Bizans imparatoru Romen Diyojen ile Malazgirt’te karşılaşan Alparslan, 26 Ağustos’ta zaferi kazanarak Romen Diyojeni esir almıştır. Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’nun kapıları Türklere açılır ve akınlar da başlar. 1072’de Alparslan’ın ölümüyle tahta Melik

Şah geçer, devlet büyür ve güçlenir. Ancak, 1092’de Melik Şah ölünce güçlü devlet zayıflar ve bölünür.
Anadolu’ya akın eden ve akıncı komutanlardan biri olan Kutalmışoğlu Süleyman Bey, Orta Anadolu’ya yaptığı fetihlerle bölge hakimiyetini ele geçirir, 1077 – 1308 yılları arasında hüküm sürecek olan Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurar. Malazgirt Savaşı’nda Alparslan’ın ordu komutanı olan Danişment Ahmet Gazi de Sivas’ı Bizanslılardan alarak 1080 yılında Danişmentli Beyliği’ni kurar. Güçlenen beylik Tokat, Amasya, Çorum, Niksar ve Kayseri’yi fethederek topraklarını genişletir. Anadolu’da kurulan ve ilk beyliklerden olan Danişmentliler, bölgede daha etkili olmak amacı ile başkentlerini Sivas’tan Niksar’a taşırlar. Ancak, Anadolu Selçuklu Devleti 1178 yılında beyliğin varlığına son verir. Danişmentli Beyliği’nin Orta Karadeniz Bölgesindeki mirasçılarından olan Çepni Türkmenleri, Danişmentlilerin merkezi Niksar’da Tacettinoğulları Beyliği, Danişmentlilerin sınır kalesi olan Mesudiye Kaleköy’de Hacıemiroğulları (Bayramoğulları) Beyliği adında iki beylik kurarlar.
Yaşadığımız bölgeye hakim olan ve 1427 yılında Osmanlı Devleti’ne bağlanan beylik de Hacıemiroğulları Beyliğidir. Niksar’ın doğusuna çekilen bir hat batı sınırını, Kelkit vadisi de beyliğin güney sınırını göstermektedir. Bu beyliğin adı, bazı kaynaklarda Bayramoğulları Beyliği olarak geçmektedir. Adını, kurucusu olan Bayram Bey’den almaktadır. Osmanlılar döneminde 1455 yılında tutulmuş olan Ordu ve yöresi tahrir defterinin adı “Vilayet-i Bayramlu me’a İskefsir ve Milas’tır.” Bu da bize İskefsir ve Milas (Mesudiye)’ın Bayramoğulları (Hacıemiroğulları) Beyliği topraklarında olduğunu göstermektedir. Araplarla 751 yılında yapılan Talas Savaşı’yla İslamiyet’i tanıyan Türkler, Horasan ve Bağdat gibi yerleştikleri coğrafyada İslamiyet’i kabul etmişlerdir. Bu coğrafyada (Kazakistan’da) Ahmet YESEVİ (1093 – 1166) gibi Türk mutasavvıflarının dergahlarında da dervişler yetişmiştir. Bu Türk dervişleri Alp Erenler (Horasan Erenleri) de Anadolu’ya akınlar düzenlemiş ve uç beyleri olarak görev yapmışlar, İslamiyet’in yayılmasında ve Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük rol oynamışlardır. Fetihlerden sonra da uygun yerlere iskan (yerleşme) edilmişler, hayatlarını kaybettikleri yerlere de defnedilmişlerdir.
Ulvi amaçlarla gelmiş olup bölgemizde bulunan İbrahim Şeyh, Nebi Şeyh, Hasan Şeyh, Cim Şadi (Cimi Dede), Sarı Dede, Buğra Dede, Gajgaj Dede, Şeyh Yakup, Şeyh Nusret, Erdem Baba, Çileli Baba ve adını bilmediğimiz Alp Eren dervişleri sayabiliriz.