Lateset News

SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYAT

SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYAT :

Nesilden nesile aktarılarak yaşatılan gelenek ve görenekler, sürdürülmeye çalışılan hayat tarzı, toplumların sosyal dokusunun oluşumunda ve kültürlerinin yaşatılmasında en büyük etkendir.

Köylünün sohbet ettiği, acılarını ve mutluluklarını paylaştığı, sorunlarına çözümler aradığı ve ortak kararlar aldığı, usul ve adabın yansıtıldığı; adeta bir halk okulu görevini yapan köy odası ve kazak kapısı, günümüzde artık eski önemini kaybetmiştir. Çünkü, zaman ve şartlar değişmiştir. Köy odasında, köy meydanlarında, harman kapılarında oynanan oyunlar; imece usulü yapılan yardımlaşmalar; bayramlar, düğünler, cenazeler, asker ve hacı uğurlamalar; yardımlaşmanın, paylaşmanın, kaynaşmanın, acıyı ve mutluluğu birlikte yaşamanın, yenmeyi ve yenilmeyi tatmanın verdiği duygular; sosyal hayatın birer olgusu, yaşatılmaya çalışılan kültürün de birer parçasıdır. Bunlar, toplumların yaşadıkları yere ve zamana göre değişerek farklılıklar gösterir. Bu farkındalık ve değişkenlik de sosyal yapıyı ve hayat tarzını etkiler. Çelik oyunları, köşe kapmaca, uzun eşek, birdirbir, körebe, enek (cam bilya) oyunları; kapıları dolaşan deve sembolleri, düğünlerde oynanan tuluat tiyatrosu mizansenleri; köy odasında kaynatılan ferfene kazanları; birlikte döndürülen bulgur değirmenleri, ekin tarlasında ellikle geviş gitmeleri vb. gibi hayat ve kültür mirasımız, köyde bırakıp büyük şehirlerde zaman ve mekan değişmesiyle yapamadıklarımız, yaşayamadıklarımız ve yaşatamayacaklarımızdır.

Ancak her zaman ve her yerde, şehir köy fark etmeksizin kaynaşmamız, yardımlaşmamız; acıyı ve mutluluğu birlikte yaşamamız, sorunları ortak paylaşmamız; köyümüze ve köylümüze has takdire değer, gurur verici özelliğimizdir. Bu özelliğimiz de olması gerekendir.