Benim çocukluğumda daha doğrusu oruç tutmaya ilk başladığımız yıllarda köyde iftar ve sahur vakitlerini ayarlayacak ne bugünkü gibi imsakiyeler, ne radyo televizyon nede saat vardı, saat sadece rahmetli Hasan amcada vardı yeleğinin bir tarafından diğer tarafındaki cebine kadar uzanan kalın köstekli zincire bağlı cep saatını, meşin bir kına yerleştirerek yeleğinin cebine koyar, köstekli gümüş zincir birkaç kat halinde sallanırdı ve bu yüzden kendisine köstekli diyorlardı.