Lateset News

HALK İNANIŞLARI

HALK İNANIŞLARI :

 

Halkımız, atalarından miras kalan kültür değerlerini yaşatmaya çalışır. Ancak, bilim ve teknolojinin değişmesiyle beraber hayat tarzı ve yaşayış da değişir. İslamiyet öncesi benimsenmiş ve kabul görmüş birtakım inanışlar, İslamiyet’ten sonra da yaşatılmaya çalışılmıştır. Günümüzde atalarının mirasçısı olan yeni nesil, aklın ve mantığın kabul etmediğini inanış olarak kabullenmese de eski nesil, Orta Asya Türk kültürünün izlerini taşıyan birtakım inanışları yaşatmaya çalışmaktadır. Çevremizde yaşatılan bu inanışlardan bazıları şunlardır :

 

Kurdeşen : Et veya benzeri gıdalar yiyen bazı insanların vücudunda, isilik türü küçük sivilceler türemesi ile alerji olur. Aşırı derecede kaşıntılı ve rahatsız edici bu alerjik durumun iyileşmesi için kişinin, erik ağacına çıkıp küçük abdestini (küçük çişi) yaptığında iyileşeceğine inanılır. Bu olay daha çok çocuklarda yaşanır.

 

Kurt Ağzı Bağlatma : Sürü sahibi olan, köyün sürüsüne çoban tutulan ve hayvanı kaybolan kişi; hayvanları kurt yememesi için köyde bulunan ağzı dualı kişiye gider. Duada bulunan kişi, dua yaparken eline bir parça ip alır; her duasında ipe bir düğüm atar, böylece hayvanın (kurdun) ağzı bağlanmış olur. Kaybolan hayvanı kurdun yemeyeceğine inanılır.

 

Efsunlama : İnsan vücudunda çıkan bazı yaralar olur. Bu yaraların iyileşmesi için köyde ocak adı verilen hanelere gidilir. Hanede bulunan ehil kişi, tirşe (fındık çubuğunun dışı) parçalarını sıcak külün içine sokarak kızdırır, kızdırdığı tirşe parçalarını yaranın üzerine dua okuyarak sürer. Bu işin yapılması ile yaranın iyileşmesi beklenir. Efsun, kelime olarak büyü anlamına geldiğinden yara da büyülenmiş olur.

81

Kurşun Dökme : Bazı köylerde ebe – dededen kalma bu işle uğraşan haneler vardır. Bu hanelere “Ocak” adı verilir. Bazı çocukların fiziki gelişimlerinde sorunlar olur. Bu tip çocukların cenaze, düğün gibi topluluklardan basıldığına inanılır. Yetişkin insanlarda da bazı halsizlik görülür, göz değmesi gibi durumlar olduğuna inanılır. Ocak adı verilen hanedeki ehil kişi, kurşunu eritir, erittiği kurşunu hasta olan insanın başına koyduğu kabın içindeki soğuk suya dua ile döker. Dökülen kurşun, soğuk suyun içinde birtakım şekiller alır. Kurşun döken kişi, oluşan şekiller için birtakım yorumlar yapar. Yapılan bu işle rahatsızlıkların gideceğine inanılır.

 

Göbek Düşmesi ve Çekmesi : İnsanlarda bazen ağır yük kaldırdığında veya başka sebeplerden karın ağrısı olduğunda göbeğinin düştüğü sanılır. Karın ağrısı çeken kişi bir metreye yakın yükseklikten ayaklarının üzerine hoplattırılır. Bazı durumlarda da kişi sırt üstü yatırılır, bir bardağın içine küçük bir pamuk parçası tutuşturulur, bardağın ağzı göbeğin üstüne gelecek şekilde yapıştırılır. Bardak içindeki hava ile göbeğe yapışır, pamuk söner. Böylece göbek çekildiğine (yerine geldiğine) inanıldığından rahatlanmış olunur.

 

Evliya (yatır) Ziyareti : Bazı insanlarda huy tutma denilen sara hastalığı vardır. Bunların genelde cinler alemi ile ilgili olduklarına inanılır. Bu durumda olan insanlar, evliyalara götürülür. Dua okunur, namaz kılınır, cöfer denilen evliya toprağından hastaya bir parça yedirilir.

 

Diğer Bazı İnanışlar Olarak :

-Çekilen veya düşen dişin, yavru yapacak hayvanın altına atılırsa doğacak yavrunun dişi olacağına inanılır.

-Akşamları sakız çiğnenirse, ölü eti çiğnemek gibi olur.

82

-Akşamları tırnak kesilmesi, günah sayılır.

-Akşamları, çöplüğe sıcak ateşli kül dökülmesi iyi sayılmaz; cinler yandığından insana kötülük edeceğine inanılır.

-Kadınlar, erkeklerin önünden geçmesi; uğursuzluk sayılır.

 

-Kapının eşiğine oturulması, borçlu kişinin kapıya geleceğine işaret sayılır.

 

-Gülburnu (kuşburnu) dibine küçük abdest yapılmaz, cin çarpacağına inanılır.

 

-Gülburnu odunu yakılırsa uğursuzluk getireceğine inanılır.

 

-Köpek uluması, bir evden ölü çıkacağı düşüncesi ile iyi sayılmaz.

 

-Geceleri ıslık çalınırsa, eve cinlerin toplanacağına inanılır.

 

-Soğan kabuğu yakılırsa uğursuzluk sayılır.

 

-Beşikte yatan çocukların baş kısmına, cinlerin çocuğu boğmaması için makas, bıçak gibi demirden yapılmış aletler konur.

-Kesilen kadın ve erkek saçı, baş ağrısı yapar düşüncesiyle açığa atılmaz.

 

-Salı günü işe başlanırsa, işin uzayacağına inanılır.

 

-Dini bayramların son arife günü iş yapılması iyiye alamet sayılmaz.

-Aynı zamanlarda doğum yapan kadınlar, çocukların kırkı çıkmadan uğursuzluk getirir düşüncesiyle birbirlerine gitmezler.

 

83

-Gelin eve ilk geldiğinde yapacak çocuğu erkek olsun diye, kucağına erkek çocuk verilir.

 

-Elde siğil çıkarır düşüncesiyle kurbağaya ellenmez.

 

-Elde çıkan siğiller, ölü suyu ile yıkanırsa gideceğine inanılır.

 

-Güneş ve ay tutulmasının uğursuzluk getireceğine, silah atıldığı zaman tutulmanın gideceğine inanılır. Tamüstülere (damlara) sac, sacıyak atılır.

-Eve gelinin gelmesinde kuvvetli olsun diye geline ip kırdırılır.

 

-Gelinin eve gelmesinde, ev halkı ile yağlı ballı olsun diye evin üst eşiğine yağ sürülür.

 

-Geceleri pis su ayaklarından (musluk ayakları) geçildiğinde cin çarpacağına inanılır.

 

-Nazar değmesin diye hasat ekili tarlalara, yumurta gömülür.

 

-Nazar değmesin diye hayvanların başına ve boğazına mavi boncuk takılır.

 

-Çocuğun üzerinden atlanırsa, çocuğun boyu uzamaz.

 

-Kazan dibi sıyıranın düğününde kar yağar.

 

-Tava, tabak dibi sıyıranın nişanlısı güzel olur.